23 Nisan 2010 Cuma

Profesyonel Düşünce 1.Bölüm




Profesyonel Düşünce bütün profesyonel poker oyuncusu olmak isteyenlerin olmasa olmazıdır. Yetenek; okumayı, öğrenmeyi, kendini geliştirmeyi öğrenilemez ise bir HİÇTİR. Hatta orta limitlerde bu daha çok ortaya çıkar. Burada çoğu poker oyuncusunun kariyeri sonlanır ve psikolojik olarak yıpranırlar ve acı son kaçınılmazdır.

Bir şirketi büyütmek gibi düşünün küçükken maliyetler düşüktür Ticaretin abc si ile hızlı büyüyor oluyorsunuz ama işler büyümeye başlayınca maliyetler ve rakiplerinizde güçlenir ya iflas edersiniz ya da çok büyürsünüz. Pokerde aynen böyle. Büyüme sancılarını pokerde daha iyi rakiplerle, daha manyak stilde oynayanlarla oynadıkça anlayacaksınız.

Downswing : Ne olduğunu bilmeyenler için bir açıklama; Pokerde çok büyük bir kayıp serisine downswing denir. Nakit masalarda bu 300 bb civarıdır limitte… 20 buyin ve üzeri no limittedir.

Downswing ‘i suçlamak?


Eğer pokeri kazanç sağlamak için oynayacaksınız. Şu nu aklınızdan çıkarmayın.
Pokerde Downswing yoktur; Sadece kötü oynanmış eller vardır.
Tabi bu iddia karşısında kendinde emin, histerik poker oyuncuları şimdiden sinirlenecektir ve bana şu soruyu soracak. Barry Greenstein, David Sklansky’ ler yanlış mı söylüyor hiç mi okumadın?

İnsanlar bahane bulmak için ciddi bir evrim geçirmişlerdir, belki de insanlık tarihimiz boyunca bu tip bir gelişme gösterdik. Ama büyük insanlar kabahatlerini kendinde arayıp sorularını cevaplıyıp kendilerini geliştirmişlerdir…
Poker’ de de kötü şans, yazılıma suç atma bütün kendini büyük gören insanların ya da balıkların sorunudur.

Ya da ‘Hayatımın aşkı beni terk etti, daha iyi birisini buldu’ demek ki suçu kendinde arayacaksın. Nerde hata yaptım?

Kendinizi yardıma muhtaç halinde göstermenin dayanılmaz bir çekiciliği vardır. Ama bunun karşıtlığında bundan ders çıkarmak ve daha güçlü olarak ayağa kalkmak var.
Belki de kıza daha az zaman ayırdınız, onun isteklerine karşıt davrandınız, onun yanında olmak için değil de arkadaşlarınızla maça gittiniz. Böylelikle arkadaşlarınızla daha sıkı fıkı oldunuz ama acı sona geldiniz.

Ya da iğrendiğiniz bir iş arkadaşınız sizden önce terfi etti hatta siz hak ettiğinizi düşündüğünüz halde. Fakat gerçekte iş arkadaşınız şirkete daha fazla bağlılık ve çalışma göstermiştir. İnanın %99 böyledir. Gerçekte Siz evde televizyon izlerken, o işte daha çok çalışmıştır.

Belki de eşcinsel diye tabir ettiğiniz hakem sizin takımınıza karşı çok kötü maç çıkarmıştır. Belki de sizin takımınız o gün iyi oynamamıştır. İnanın bana o gün takımız fırtına gibi oynasa hakem bile karşı koyamazdı.

İnsan kendi hatalarını başkaları üzerine atma eğilimindedir.
Bu defans mekanizması diye tabir edilen bir durumdur. Egomuzu korurken gözlerimizi kapatır ve her şeye karşı çıkarız üstümüze gelen Ve evet suçlu her zaman biziz.

Birisi bizi eleştirdiğinde hemen üste çıkmaya çalışırız, hiç söylenenlere kulak asmayız. Çok mu zor nelerin söylendiğini anlamaya çalışmak? Hemen onları salak veya geri zekalı olarak görürüz. Hatta kavga çıkarmak için güzel bir nedendir. Hemen alınır ve saldırıya uğradığımızı düşünürüz.

Peki bunun pokerle ne ilgisi var?

2.Bölüm

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder