25 Nisan 2010 Pazar

Profesyonel Düşünce 2.Bölüm



Egomuzun Poker’le ilgisi?

Bir önceki bölümde anlattığımız gibi Ego’ muzu kontrol edemesek o bizi kontrol eder. Bu bizim poker için ayırdığımız kasamızı en kısa zamanda ölümcül bir şekilde etkiler. Ve bütün poker kitapları, poker stratejistlerinin bahsettiği, bütün poker oyuncularının ego tatminini bize altın tabakta sunar nedir o?

Downswing; poker forumlarına baktığınızda, bir çok ağlama, dağlanma, poker sitelerine sövmeleri bolca görürüsünüz. Döperine gider ağlar, Seti gider ağlar, AA iş yapmaz ağlar…

Yapıcı olarak kendi oyununa bakacağına; şansızlığına, kaderine küsmüş bir şekilde oyununu analiz etmek dışında her türlü yanlışta doğruyu arar.
Çoğu insan için bad beat yani kötü yenilgi; demek o eli analiz etmekten kaçmanın kolay yoludur…

Ama bazı durumlar varıdır ki downswing kurbanın, şans gerçektende hiç iyi gitmemiştir. Bunlar ciddi şanssızlıklardır. Örneğin nut flush diye tabir edilen A'lı bir rengin, riverda 72 off suit full house a yenilmesi gibi. Hemde seansın yüzüncü elinde diyelim. Ama bunda önce 99 elde çok kötü artırmalar, saçma call lar, olmayacak blind larda raise potlara girme gbi saçama sapan oynanmışsa ve kaybedilmişse artık bu 100. el de sempati ancak kazanırsınız.

Peki gerçekten çok kötü geçen bir seans sonrasında, oynadığınız elleri analiz etmek yapıcı bir tavır olmazmı. Keşke kendi potansiyelmde oynasam bu seans kafa kafaya olurdu diye düşünebilirsiniz analiz sonunda...

Bir sürü yeni başlayan kişiler şöyle derler:
' Biliyorum bir kaç hata yaptım aslında ama %70- %80 mükemmel oynamıştım.'

Bir kaç hata ne demek biliyormusunuz? Neredeyse Mükemmel oyundur. Barry Greenstein Ace on the river kitabında. Poker oynadığı her akşam ortalama %10 hatalı oynadığını yazmıştı. O zaman yeni başlayan arkadaşları kutlamak lazım. Yeni başladıkları halde nerdeyse Barry' ye yakın seviyede bir oyun oynuyorlar. Barry' nin limitlerinde oynamamaları ne kadar yazık çok para kazanabilirler demek ki...
Bazı yeni poker oyuncuları vardır. İnanılmaz deli bir upswing le başlarlar, deli gibi limitleri yıkıp üst seviyelere uçacaklarını düşünürler ve kimsenin onları yıkamayacağını düşünürler. Kazanma oranları 4-5 BB yaklaşır 100 el ortalamada ve bir anda kendilerini 1-2 dolar masalarda ve yükseklerinde kendilerini bulurlar. Bu noktada yeteneklerini tartışmazlar. (Bu arada benimde kariyerim böyle başlamıştı). Ama sonra acımasız poker geri döner ve intikamını alır. Kurban ilk büyük downswing tecrübesini alır.(Çünkü kötü oyun üst limitlerde daha rahat tesit edilir ve köpekbalıkları tarafından parçalanılır). 1000 elde 150 bb kaybederler ve kasalarının yarısı gider.

Yeni Poker oyuncularında şu düşünce vardır....

-Tez 1: 20.000 elde 1.5 bb kazança oynuyorum.
-Tez 2: Kazanan oyuncular her yüz elde 1 bb la oynuyorlar.

Sonuç: Ben kazanan oyuncuyum....

Devam edelim.....

-Tez 1 : Downswingler 150 bb lık düşüşle başlar..
-Tez 2 : Ben kazanan oyuncuyum...

Sonuç: Bu oyun stilimle devam etmeliyim ben kazanan oyuncuyum. Gayet iyi öğrendim oyunu ve eninde sonunda şans dönecektir....


Downswing özürü her yeni başlayan oyuncunun içinde vardır.

Thomas Jefferson' ın harika bir sözü var. 'Ben şansa çok inanan bir insanım, Ama ne kadar çok çalışırsam, şans benim daha çok yanımda olur'...

1.Bölüm

3.Bölüm

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder